…Kentlerin kenarlarında yeni bir tür sınır oluşturan ve sayıları gitgide artan bölgelere dünyanın her yerinde rastlamak mümkün.bu bölgeler,artık sadece toplumun dar gelirli alt sınıflarının hayatta kalma mücadelesi verdikleri çöküntü mahalleri değil,aynı zamanda yeni bir tür belirsizliğinde mekanlarıdır:Bugünkü durumumuzun ve her sosyal sınıfa ilişen bir anlam belirsizliğinin mekanlarıdır.Günümüzde bu bölgeler yeni marjinalleşen belirsiz yaşama ve çalışma mekanlarını da içerir:Fabrikaları kapanmış işçiler,şirket hacimleri küçülmüş yöneticiler,high-tech endüstrisi,başka yere taşınmış teknisyenler,artık var olmayan meslekler için yetiştirilmiş üniversite mezunları
Artık kendilerini yerleşik ve güvenli sosyal grupların üyeleri olarak görmeyenler ve dolayısıyla kendilerini bu grupların varlıklarının, güçlerinin ve durağanlıklarının sembolleri olarak inşa ettikleri mekanlar ile özdeşleştiremeyenler, yerinden edilmiş bir insan kategorisi oluşturuyorlar.Bunlar,global ekonominin çalkantıda olduğu,bir savaşın patlak verdiği ya da politik iktidarda ani kaymaların meydana geldiği ya da statükonun yıkılması ile beklenmedik bir boşluğun yaratıldığı,geçim ve anlamın sadece dün mevcut olduğu her yerde var olabilirler.

Ben bu boşlukları kriz mekanları olarak düşünüyorum.Bu mekanların içlerinde ya da bir anlamda bu mekanlar nedeniyle,yıllar boyunca üst üste yığılmış toplumsal ve bireysel ilişkilerin ayrıntılı tüm yapısı, bir müphemlik duygusu uyandırır.Bu mekanların hangi niyetlerle yaratıldıklarından artık emin değiliz;bunların içlerinde nasıl eylemde bulunulacağını
Ya da bunlara karşı nasıl tepki gösterileceğini de bilmiyoruz, ama yinede eylemde bulunmaya devam etmeliyiz…….
LEBBEUS WOOD "Vahşi Kent" adlı makaleden alınmıştır

Posted at at 4:43 AM on Sunday, October 22, 2006 by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

3513


3513
Video sent by eshotkatili
..ona çıplak ve yalnız gelmeniz gerekiyor,tıpkı bir çoçuğun dünyaya,hiçbir geçmişi olmadan,hiçbir malı mülkü olmadan,yaşamak için tümüyle başka insanlaradayanarak gelmesi gibi...U.LE GUİN s.247

Posted at at 3:03 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:


…Kentler çok küçük ve sönüktür,sıkıcıdır.hiç saray yoktur…
Siz zenginsiniz,siz sahipsiniz.Biz yoksuluz,biz yoksunuz…
Anarres’te hiçbirşey güzel değildir,yalnız yüzler güzeldir.Diğer yüzler,erkek ve kadın yüzleri.bizimonlardan başka bir şeyimiz yok.burada siz mücevherleri görüyorsunuz,orada gözleri görürsünüz.Gözlerde de görkemi,insan ruhunun görkemini görürsünüz.Çünkü bizim erkeklerimiz ve kadınlarımız özgürdür,hiçbirşeye sahip olmadıkları için özgürdürler.Siz sahipler ise sahiplisiniz.Hepiniz hapistesiniz.herkes yalnız,tek başına,sahip olduğu yığınla birlikte.Hapiste yaşıyor ,hapiste ölüyorsunuz.Gözlerinizde görebildiğim yalnızca bu,duvar,duvar…
Ursula LE GUIN, Mülksüzler s.291

Posted at at 1:53 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:


POSTER AND STİCKER
"HEP BUNU YAPMAK İSTEMİŞTİM"

Posted at at 3:47 AM on Thursday, October 19, 2006 by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:


SERİES OF STİCKER
"MOLOTOF"

Posted at at 3:47 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

Posted at at 3:47 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

Posted at at 3:47 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

Posted at at 3:13 AM on Wednesday, October 18, 2006 by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

Posted at at 1:17 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

Posted at at 5:54 AM on Monday, October 16, 2006 by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

Posted at at 5:21 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:

http://flickr.com/photos/78136519@N00/show/

Posted at at 6:44 AM on Friday, October 13, 2006 by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under:


Şu an benim için kendimi konumlandırmaya çalıştığım yer önem arz ediyor.Bu sitedeki işler gördüğünüz yada göreceğiniz şeyler kendi hikayemin parçalarıdır,bu hikayenin sürecini şimdilik kestiremiyorum.

Bu bir proje kent yada kamusal alana mekan temsil ve sanat pratiği anlamında geniş bir sürece yaydığım güncel bir deney. Burada tam anlamıyla mutfaktayım,yayılan mekanın sınırı olmadığı gibi sonucu olduğu ilişkinin sonu yok.
Şeyler arasındaki ilişkisel yapıdaki zaman faktörü Friedman’ın dediği gibi boş zaman aslında yok
Tam olarak şöyle diyor yazısında Friedman
“..Bireyler arasındaki ilişkiler sonucundaki deneyimlerin,mekan kavramını oluşturduğunu ve mekanın bu nedenle her an sonsuza doğru inşasının sürdüğünü bunun bir süreç olduğunu belirtir”

İzmir’in benimde keşfetmediğim bölgeleri var,mesela ben İzmir’de kaç tane Gürçeşme var bilmiyorum.kaybolmak gerekiyor,kimlerleyiz neler yaşıyorlar neler yapıyorlar onların hikayelerini dinleme fırsatını yakalamak,katılımcı olarak kenti solumak lazım

Varolma denen duyarlılık ve duygudaşlığı gösterebilmenin en olası pratiği bir mekan yaratmak.Bende bunu oyun özgürlüğü için gerekli buluyorum

Posted at at 1:39 AM on by Posted by mehmet dere | 0 comments   | Filed under: